![]() |
|
Spaces home www.motosiklet.net "Muğl...PhotosProfileFriends | ![]() |
|
November 19 ......Bizimkisi neydi? Dostlarla yaşadıklarımız ya da bir aşkın üzerine içtiğimiz onlarca şişe bira… Sahilde yalnızlıklarımızın soğuğunda umutları yakardık ısınmak için. Dalga dalga hüzünlerde yapardık en güzel bestelerimizi. Kimisi umudun maviliğini, kimisi de boğulduğumuz izlere karanlıkları anlatırdı.
Yaşlandığımızı bile fark etmedik. Mutluluklar, umutlar, terk edilişlerden fırsat bulup da yüzümüzde bıraktığı izlere bakmaya zamanı ancak daha yeni bulabildim. Dost bildiklerimiz vardı sonra. hani en büyük kazıkları yediğimiz,sırlarımızı açtığımız ve bire bin katıp dedikodumuzu yapan ,sonrada yüzümüze gülebilen dostlar.Sevgililerde oldu…Kiminin gözü cebimizde,kiminin gözü yüreğimizde;bugüne kadar göremedikleri ilgide,bezende tek gecelik bir isyanla sevişmelere hasret sevgililer.Çoğu bir ayrılığın ardından isyanını,aldatılmanın intikamını,ihaneti yaşamak için sığınırdı limanlarıma.
Hepsine yerim vardı. Birçoğunu da azad ettim.
Ben yalnızlığımı yaşadım onca yoğunlukta.Sadece gülümsedim gidenlere.Ardından yazılar yazdım,şarkılar söyledim.Kimse bilmedi..Aşkı da yalnız yaşadım.
Bak birkaç günlük aşk için yüz sayfa yazıyı devirmişim.Çılgınlık mı peki??..Sence öyledir.Senin için saçmalık belki de budalalıktır yaptığım.Karşılıksız yaşanılan platonik acının izahını yapamazsın…Onca yazı umarsızca sana ait sevdiğim.Bitirdiğim yazılar,besteler,ümitler…tekrar yazılmayacaklarda sana dair..
Sen orada bilmiyorsun,hissetmiyorsun.Hayata devam etmek güzeldir sevdiğim.Ardından geriye bakmamak ise bir tanrı vergisidir benim için.Çünkü ben hiç geriye bakmamayı başaramadım senin gibi bir aşkın ardından!!Umursamaz,yaşananları bir kenara atıp gülümsemeyi beceremedim.
Ben seni gerçekten hiç sevmedim belki…Sevmiş olsaydım bu kadar özlemezdim!!
M.Şahin BiRİNCİ Doğubayazıt…. SADECE...GİTMEME 1 AY VArDI.... DAHA ONCA SAYFA YAZI VE ONCA BESTE VARDI YAZILIP ÇİZİLECEK....ŞİMDİ HEPSİ YARIM KALDI.SEN GİBİ...BİLİYORUM YAŞANMAMIŞLIKLARA HASRET BENİMKİSİ YARIM KALANLARA ÖZLEM.BELKİ YİNEDE BİTERDİ.AMA YAŞANDIKTAN SONRA.
100LERCE SAYFA YAZI ELİMDE KALDI...AŞK BİTER SEVDİĞİM HÜZÜN BİTMİYOR İŞTE.UNUTMAK İÇİN NELER YAPMADIMKİ DAĞLARDA DOLAŞTIM EN ÜCRA KÖŞELERİNE GİTTİM ÜLKEMİN.PUSUDA ÖLÜMÜ DE BEKLEDİM BAZEN DE EKSİLERE TEKABÜL EDEN SOĞUKLARDA ÖLÜM UYKUSU ÜZERİME DÜŞERKEN HAYALİNE SIĞINDIM .BİR CESARET DEDİM ÇOĞU ZAMAN HAYAT KISA HELE BURADA NE OLACAĞI BELLİ DEĞİL...VERMELİ ONCA YAZIYI VERMELİ O HÜZÜNLÜ BESTELERİ...
SANA YAZDIM ONCA YAŞANMAMIŞLIĞI VE ŞİMDİ GİDİYORUM ARDIMDA KALANLARA İNAT ÖLMEK İÇİN...
GEÇİRECEKLERİN İÇİN BAŞARILAR DİLİYORUM. November 15 Doğubayazıt
Yine sabah oldu. Ayyaş bir gecenin ardından yine yalnız uyandım güne.Yatalı ne kadar oldu?İki saat,üç saat?Seni unutmak,gözlerimden,yüreğimden birkaç saatliğine silmek için kaç saat,kaç duble içmem lazım?O güler yüzlü maskemi takıp da nasılda kan ağlıyorum.Buruk bir yürek acısı ve akşamdan kalma sancılı bir mide bulantısı var.Hala daha nefesim içki kokuyor.Bak dün de eve gidememişim.Son hatıramızı yaşadığım bu sahil otelinin birlikte geçirdiğimiz odasında uyanıyorum.Yastığım yorganım sen kokması gerekirken zehirlenmiş nefesim kokuyor.Yine akşam arkadaşlara senin ismini sayıkladım galiba.Nefesim zehir gibi sigara kokuyor.Yanımda boş bir sigara paketi,dolu bir kül tablası…Hayatım gibi yarıda söndürülmüş sigaralar birikmiş…
Gözlerimi açmamaya çalışıyorum.Sarhoş kalktığım Sabahlarda en sevdiğim kısım belki de bu;gözlerimi kapatıp seni hayal etmek.
Sabah saat kaç oldu bilmiyorum..Belki de yine öğleni buldum.Ağır ağır yatakta kalkmalı .Aynada gördüğüm ben miyim?Ne zamandır aynaya bakmıyorum ki??Sakal bir karış,acılar gözlerimde kızılca kıyamet bir gün batımı gibi.Ümitlerim,sevgilerim gözlerimde batmış,gözlerimin altı karanlık.
Kendimi tanıyamıyorum ne zamandır.Aç karnına sigaramı yakıp perdeyi aralıyorum.Çoğu için yeni umutlara doğar güneş.Ama benim için doğan güneş beni senden uzaklaştırıyor.
Bir yanım onu gidip görmeli diyor.Nerede o cesaret,alışmışız yüreğimize gömmeye.En iyisi eski aşklara sığınmakSen gittiğinden beri yaptığım tek şey bu.Çoğu sabah hangisiyle kalktığımı yada nasıl tanıştığımızı bilmediklerim.Seni eskitmek için başka vücutları başka ruhları kurban ediyorum.O hiç sevmediğim yıllar önce terk ettiğim kendimle tekrar barışıyorum.Kendime aşık olmaya çalışıyorum kısacası.
Gün yine akşama kavuşuyor.Ayyaş gecenin habercisi barların acı feryadı kulaklarımda..Çığlık çığlığa kaçışlarım başlıyor kendimden ve senden.
Bugün eve gitmeliyim….. November 09 HER ŞEYE RAĞMENBir başkası varken verilebilir mi elde onca birikmiş aşk,sevgi,hüzün...Ya da bir başkasının gölgesinde hissedilebilir mi en derin hüzünler.Sen başkasına ,ben kendime aşıkken anlattıklarımı nasıl anlayabilirsin ki?Verdiğim çoğu şey gibi karşılıksızdır benim sevgim.Sadece yıllara direnen içimdeki sensizlik ve sessizliğin derin yankısı kulaklarımda....Geriyi düşünmeden huzur bulmuyor anılar.Geleceğinden ümidi kesilmiş,loş odalara mahkum bir hayat.
Her şeye rağmen yeniden sevebilirim...Çoğu tecrübeyle sabit hatıraların izinde gitmesem inanmam.Sana rağmen acılarında rağmen yeniden sevebilirim.Ama seni sevdiğim gibi değil...Yada beni terk edip bir çoğu iz bırakabilir.Seninle yaşanmamışlıklara benimkisi.Seninle yaşadıklarımın mutsuz sonuna isyanım.Çoğu iz bıraktı....Senin gibi değil.
Her şeye rağmen yeniden gülümseyebilirim.Gülümserken seni hatırlayınca ,gözlerimden akan gözyaşlarıma hakim olabilirsem....Gülümsememin gözyaşlarında değil,gözyaşlarımın gülümsememde boğulduğu gün unuturum seni.Yada seni gülerken ve mutlu olduğunu bildiğim gün.
Her şeye rağmen yeniden sevişebilirim; yeniden bir tene içim acımadan dokunabilirim. Hayaline sarılıp ısınmayı, sıcak nefesinle uyanmayı unutabilirsem. Farklı tenlerde seni unutmayı, bilmediğim bedenleri hatıralara sevişerek kurban etmeyi bırakabilirsem.
Her şeye rağmen defalarca ölebilirim. Sözlerimden, bestelerimden seni çıkardığım gün denerim ölmeyi. Tekrar ve defalarca ölebilirim bana bir umut verdiğinde. Bana aldığın her sadaka gülümsemede tekrar dirilirim. Her şeye rağmen; bir mayına, bir serseri kurşuna yenik düşmem, bana verdiğin ve kollarımda bıraktığın can vermiş sevgiden sonra.
Her şeye rağmen yeniden sevebilirim. Yaşanmamışları hayallere katık edip son sözlerimde dahi ismini söyleyebilirim hala. August 20 Yaz ı YorumYorgunluk gözlerine düşer önce.Yıldızlarını silkelemeye hazır bir gece gibi hüzünlü,yenik bir gülümseme atmaya çalışırsın aynalara.Sözlerinden çıkmaz yorgunluğun itirafı.Direnirsin…Yaşadıklarını kelimelere dökmek intiharın ilk anı,yalnızlığını kendine anlatmak ise şakağına sıktığın bir kurşunun canını almasından korkmaktır .Direnirsin!!!Hem kendine itiraf edemediğin gerçeklerden kaçarken,hem de her seferinde yakındığın şu hayatın acımasızlığı suratına hoyrat bir şamar gibi inerken bile gülümsersin.
Bu hırpalanmışlık vücuduna düşer.Yorgan kurşun gibi ağır gelir her sabah.Günlük yaşamın monotonluğu,yarın ne yapacağını bilmek,içinde yaşadığın hayatı sorgulatır sana.Günden güne tüketir seni gözlerin açık uyuduğun hayat.Gereksiz düşüncelere dalıp kendini boğar,ellerinle kendi boynuna sarılırsın acı çeken ruhunu vücudundan çıkarmak istercesine.
Gözlerindeki karanlık her geçen gün daha da derinleşir.Bedenin zayıf ,her elbise eski sevdalara dar gelir.Şimdiki acılara ise bol….Acıların gözlerinden damlayacak kadar az değildir biliyorum.Bu birikmiş acıların zehiri ancak damarına attığın bir kesikle terk eder bedenini.
Firari sevişirsin güzel geçen günlerle…Öylesine;kaçarcasına…En güzel teni yıpratan,umutlarından ışıl ışıl parlayan en güzel gözleri solduran acı dolu mazinden kaçarcasına sevişirsin.Platonik bir meydan okuma yaşanırken içine kapanırsın ve savaş meydanından kaçıp acılarına sığınır,yas tutarcasına pişmanlığı yaşarsın.
Her yeni güne yenik başlarsın.İçinden kopup giden benliğine veda bile etmeden sessizce uzaklaşırsın bildiğin mutluluklardan.Acı çeken bir bedene hapsedersin ümitlerini.
İŞTE YALNIZLIK BÖYLE BAŞLAR
M. Şahin Birinci August 19 SİVAS TEMELTEPE Odalar boş....Sensizlik başını alıp çok uzak şehirlere gitmiş.Fırtınaya çalan üzgün bir soğuk bu ümitsizlik.Geceleri dalga dalga boğulduğum solgun rüyalarda seni özlüyorum.Bu özlem öyle uzun sürüyorki,sabahların aydınlık yüzünü bile özlemez oldum.Hani o sıcak yatağında ki senin rüyalarından kalkıpda seni görememek yok muydu??? Şimdi bu soğuk yatağımda hayallerime sarılıp titreyen yüreğimi ısıtmaya çalışıyorum bir kaç kırıntı ile.Sensizliğe sarılıp ağlamak bile imkansız.
Şefkatsiz bir anne gibi soğuk senin sevgin.her zaman sert ,hiç bir zaman gözyaşlarına kanmayan bir ifadedir yüzündeki aşk.Ne zaman sana vermek istediğim mutluluklara yüz çevirsen,öksüz bir ifadedir gözlerimdek.
Yaşanacak zamanın ,yaşanacak aşka dar geldiği sokaklarda kesişti bizim yollarımız.
Günü kurtardık bize kısa gelen anlarda.Her anı hiç gitmeyecekmiş,seni yalnız bırakmayacakmış gibi ,hiç özlemeyecekmişcesine yalancı bir iklimde yaşadık.
VE BEN GİTTİM Sivas Temeltepe Hatırası Uzak bir kentin ışıklarına gömdüm hayallerimi.Sende bıraktığım yarınlarım yağıyor her akşam bu kışlaya.
Gözlerim ulaşamadaığım şehrin ışıklarında...Yüreğimse; yalnızlığımı,benliğimi bıraktığım o sahil kentinin yakamozlarında boğuluyor.Geceden sabaha o uzun saatlerde tek bir resmimiz duruyor bu boş duvarlarda.
Sebepsiz hüzünleri yoğuruyor bu hasret.Sana gelmeyecek ve hiçbir zaman okunmayacak mektuplar biriktiriyorum çekmecemde.Sevgin nasıl yüreğimde saklıysa okunmayacak,okunsada anlaşılmayacak BİR HÜZÜN bu seferki..
Sen hiç umudun yok olduğu dehlizlere düştün mü??İşte bak ben tam oradayım.Jayatın dibe vurduğu yerde bedenim tükenmişken bile ikimize ağlıyorum.Işığı gördüğüm o dehlizde sana ulaşamayacağımı bilerek ağlıyorum. August 14 Yazı Geride bıraktığım şehirler ,umutlar,sevgililer...Her biri kalanlara birgün benim gibi sevdalılara 1 asırlık işkence oluyor.İki sevda yaşadım....Çoğu zamanda arada kaldım.Ne yana gitsem gurbet ,nereye kaçsam yüzlerini gördüm binbir türlü ihanetin .
Ama ben ihanete aşık oldum sevgili.Seni severkeb yüreğimi senden ayrı,terli bir tendeki yakamoza kaptırdım.Aklımı başımdan alan senin kokunu,ıslak gözlerdeki hüzne değiştim.Farkında değildin belki de kanatlarımı ne kadar kırdığının...O gözlerdeki nemli bakışlar omzuma gözyaşlarını bırakırken,aynı yatakta ihanet kokan sözler kulağıma fısıldanırken dahi seni düşünmedim.
Acı bir tattı ihanet...Bir o kadar da heyecanlı .İlk aşkmışcasına yüreğimi titretti.Sonra hep hayallerin olduğu derin uykulara yatırdı beni.
Açamadım gözlerimi sevgili.Seni bile unuttum işte.Ne zaman uyansam resmimizi gördüm.İhanetin zehirlediği bedenim ne zaman uykuya dalsa unutuyorum seni.
Sen geride bıraktığım sevdamsın unutulmayacak. February 28 Kendimden Kaçarken Yakaladi HayatBiliyordum bu mevsim başladığında yazamayacağımı. Bir anlık yaşanıyor bu duygular.sadece gelip giden bana hep o sonbahar kokulu hasretleri özleten acılar her yaz beni ziyaret etmez oluyor.hep o geçici hasretleri bıraktı yine bu bana zamansız gelen mevsim.
KENDİMDEN KAÇARKEN YAKALANDIM HAYATA
Bir özgürlük seninkisi .Sadece kendini haklı gördüğün bu dünyada umursamazca son anlarını yaşayan özgürlüğünün altına saklanmış esaretin var.Kendinden kaçmak için her seferinde sığındığın insanlar senin kalbini kırıyor belki de…Ama öyle bir alışmışlık ki bunları yaşamadığında sanki özgürlüğün elinden alınıp yalnızlıkların o boş kuyusuna atılacaksın.Kendinde kaçtığın bu yollarda kendini yoldaki ”başkalarına” soruyorsun.Oysa sen aslında seninde daha öğrenmediğin,bilmediğin hayal kırıklıklarının acısını başkalarına yüklüyorsun.Yalnızlığını,acılarını belki de o derinde yatan ve uyandırmaya kıyamadığın benliğin her gece isyan ediyordur yatağına yattığında.korkuyorsun biliyorum.Uyandırmaya kıyamadığın benlik daha doyamadığını zannettiğin hayalleri bitirecek,insanları kandırdığın bu yüzüne karşı gelecek.
Sen de biliyorsun bu artık son demleri eski yaşanmışlıkların.Son bir kez diyorsun belki.Son bir şans yaşayamadıklarımın telafisi için bir kez daha sarılırsın anılarını bıraktığın bu şehre.Yalnız insanların koynunda aradığın o sıcaklık sana onca zaman vermediklerini son anlarında hediye etsin istiyorsun.Bırakacağın bu hayatın üstüne çıkıp son bir derin nefes alıp hayatın senin için hazırladığı o hava almaya imkanı olmayan derinliklerine dönecek ve bu son nefesi ömrün boyunca içinde taşıyacaksın.Her ne zaman tekrar nefes almak istesen bir o kadar kirli göreceksin bu hayatı.
Bu koca şehri terk ederken, kabullenmişliğin yaşatacak olduğu hüzünler bedenini o kadar kısa zamanda saracak ve öyle çentikler atacak ki hayatına ;son anlarını yaşarken ayrılığın bir türlü zevk alamayacaksın son anlardan.
Anılarını,umutlarını ,sarhoşluğunu,geceler boyu sevdiklerini sıcak bir çayla avuttuğunu,birlikte olduğun sevgililerini,ders öncesi miğde bulantılarını,yaşaması ne kadar zor olsa da,servis durakları uzakta da olsa evini özleyeceksin.efkar dağıtmak için gittiğin kafeler ,kendine zamanında mahsen yaptığın yatak odanı ve gözyaşlarından rutubetlenmiş duvarları,tembellikten yıkamadığın o sigara kokan bir haftalık giysilerin teker teker gömülmeye başladığında bir hüzünle uyanacaksın rüyandan.Duvarlarına boya yaptığın anıların her sabah gözünde olacak.
Ama unutacaksın.İnsan kendi gerçek kişiliğine gebeyken çektiği bu sancıları atlatıp kendin olacaksın.Kendini kabullenmişliğin özgürlüklerini ve hayatını kısıtladığını zannettiğin anlarda yepyeni bir özgürlük saracak bedenini.o özgürlük ise kendini yaşaman olacak.
Hayata hoş geldin……..12,08,2005 01,45 muammer şahin birinci |
|
|